

18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ VE ŞEHİTLERİ ANMA GÜNÜ
*18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin Kalbe Yazılan Destanı*
Ey zamanın sinesinde yankılanan şanlı hatıra! Ey vatan ufkunu aydınlatan ebedî meşale! Çanakkale’de, ateşle demirin dans ettiği o kudretli sahne, tarihin satırlarına altın harflerle nakşedilmiş bir cesaret nameydi. Bu topraklar, gökyüzünü titreten top sesleri arasında, imanın teknolojiye galip gelişinin şahidi oldu. Bir milletin yüreği, çelikten ordulara karşı set oldu; her nefes, özgürlüğün nefesiyle doldu.
Bu mukaddes mücadelede, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, bir millet yalnızca silahlarıyla değil, yıldızlar kadar parlak fikirleri, şiirler kadar derin sevgileri ve sarsılmaz bir inançla savaştı. Onlar ki, şafak vakti hücum eden cesaretin timsaliydi; her biri bir hilal gibi karanlığı yırtarak, zaferin sabahını müjdeledi. Anaların gözyaşlarıyla sulanan bu topraklar, artık şehit kanlarıyla yeşeren bir kutsal bahçeye dönüştü.
Çanakkale, sadece bir coğrafya değil, ruhtur! Her taşında bir kahramanın soluk aldığı, her dalgasında bir annenin dualarının gizlendiği bu diyar, insanlığa şu hakikati haykırır: “Yüreği vatan aşkıyla çarpan bir millet, dağları devirir, denizleri kurutur.” Bu zafer, sadece bir muharebenin değil, dirilişin adıdır; sadece geçmişin değil, geleceğin teminatıdır.
Bugün, o günleri yâd ederken, şehitlerimizin ruhlarına bir kez daha söz veriyoruz: Sizin emanetiniz, bu topraklarda bir çınar gibi kök saldı. Bizler, her biri birer yaprak olarak, bu çınarın gölgesinde hür ve müreffeh yaşamak için ant içtik. Çanakkale’nin ruhu, sadece tarihte değil, kalplerimizde de yaşıyor.
*Çanakkale geçilmedi… Geçilemeyecek!*
Çünkü o, bir milletin yazdığı ölümsüz şiirdir; her mısrası zafer, her kıtası direnişle dolu.